Köşe Yazıları

1 mayıs'ta anti kapitalist Müslümanlar da yürüyor

Ali Şeriati’nin söylemini tekrar diriltme zamanıdır şimdiki zaman. İslam’ın mazlumun müstezafın yanında durması gerektiğini artık sadece kitaplarda okumakla yetinmeyip bu gibi somut fiillerle icraata geçirmeliyiz.

5 Ekim 2013 Saat: 00:10

1 mayıs'ta anti kapitalist Müslümanlar da yürüyor

 

 

Anti Kapitalist Müslüman gençlerdenenbirgrup, Has Parti’nin dedestekvermesiiledün 1 Mayıs’ı kutladı. Fatih camisindegıyabi cenaze namazı kılan topluluktanbir kişi “Emekçi kardeşlerimizin yanında olduğumuzu göstermek, AVM veşantiyelerde ölen kimsesiz işçilerin yanında olduğumuzu göstermek istedik. Onurlu bir mücadele içinde olduğumuzu göstermek istiyoruz. Bu ilk oluyor, devamı gelecek” demiş.

 

Türkiye’deemek, iş sorunlarınahep solcular sahip çıktı. İslami kimlikli kişiler iseklişe sözlerle sömürünün islam’da olmadığını söylemekten öteye gidemediler. Sosyalizmtüm dünyadagücünükaybedip, kapitalistrüzgarlareski solcularıbile silipsüpürünce, daha çok zenginleşmeyiideal hedef halinegetirmekten başka çare olmadığınaherkes ikna oldu. Amasömürübitmedi. Siyasivesosyalsorunlara İslamcılar sorun bölgelerinde olsun olmasın hepgeçkalarakmüdahil olmayı alışkanlık haline getirmişti. Filistin’deMarksistleryıllarcaFilistin halkınınsözcüsü olmuştu. Bunun bedelini de ödemişlerdi. Ancak daha sonra o topraklarayabancıideoloji, 68rüzgarlarının gücünü dekaybetmesiilesahneyi İslamcı hareketlerebırakmışdı. Türkiye’de deİslamcıların müdahilliği farklı olmadı. Kürt sorunu konusundakihaksızlıkları gündeme getiren ilk sol hareketler oldu. Bundan 40 yıl önceKürt sorununuİslamcılar “İslamdakavim farklılığı yoktur, Müslümanlar kardeştir”sloganı ile karşılamaktan başka bir şey yapmıyorlardı. Bu tabiî ki hiçbir fonksiyon icrasına yol açmıyordu. Ne zamanki aktif bir şekilde söz söyleyip konunun çözümü için sözlü ve fiili müdahalelere başladılarişte o zaman söz sahibi olmaya başladılar. Ermeni meselesinde de ittihatçılarınyaptığı suçları görmezden gelme anlayışınayıllarca bürünen dindarlarımız son yıllarda başlarını kaldırıp olayın iç yüzünü görmeye başladılar. Aslında adalet sizden olmayana yapılan haksızlığa en başta müdahil olabilmektir. Adalet iddiasında bulunan bir dininmensupları içinherkesden öncebuhaksızlıklara müdahil olma zorunluluğu vardı. Şimdi debir başka önemli konudaiş dünyasındakihaksızlıklara karşıİslami kesimden somutbir müdahillik geliyor. Zamanında emperyalist 6. filonunaskerlerini korumaya çalışandindarlarımızın yerine şimdi çağdaş dindarMüslümanlar ezilen, hakkı gaspedilen işçileriçin 1 Mayıs’a katılıyor. Bu hakikatenönemsenmesi gereken tarihi bir çıkıştır. Dindarlar artık geç kalmış da olsalarbir başka toplumsal meseleye daha müdahiloluyorlar. 1 Mayıs’ta “Kapitalizmle Mücadele Korteji” adlı bir kortej oluşturan grup, Kürtçe, Ermenice, Arapça ve Türkçe olmak üzere 4 farklıdilde ''Kölelere Özgürlük'' pankartları taşıyarak yürüyorlar. Buhakikaten dindarlar için yüz akı bir durumdur. İşçi haklarına“Peygamberimiz de işçinin hakkını alın teri kurumadan veriniz derdi” demekten ve bu hadisi tekrarlamaktan başka bir iş yapmayı düşünmeyenler için yeni bir atılımdır. Bu girişim desteklenmeli, önü açılmalı ve geliştirilmelidir.

 

Ali Şeriati tüm yazılarında, konuşmalarında islamıkabukta yaşayan, öze indiremeyen dindarı eleştirmiştir. Şekli ibadetleri yerine getiren ve fakat işçisinin hakkını yiyen “hacı”yı şiddetle eleştirmiştir. İslamın özünü anlamayan, böylesi bir dini anlayışın, geleneğinartmasınıngerçek dini anlamave anlatmaya büyük zarar verdiğini söylemiştir. Din’i gerçek insan üreten bir fabrika gibi gören Şeraiti , insanın özgürleşmesinin doğa, toplum, tarih ve nefsindeki şeytani engellerden sıyrılmayla olacağınısöylemiştir. Ebu Zer’insamimiyeti, zühdü, takvayı resulden görüp hayatıboyunca bir idealist gibi uygulamaya çalıştığını görmüş ve Şeraiti onu idolleştirmiştir. Ali Şeraiti hakikaten kendisi de Ebu Zer gibi yaşamış, hayatıboyunca haksız fiilleri eleştirmiştir. Mısır’da harika gibi gösterilen piramitlerin işçilerin kanları ile inşa edildiğini görüncemazlum işçilerin mezarlarıbaşında tarih boyunca zulme uğramışlarıkardeşi bilip, tüm kölelere serenatlar söylemiştir.

 

 

Ali Şeriati’ninsöylemini tekrar diriltme zamanıdır şimdiki zaman. İslam’ın mazlumun müstezafın yanındadurmasıgerektiğiniartık sadecekitaplarda okumakla yetinmeyip bu gibi somut fiillerle icraata geçirmeliyiz.

 

İş dünyası da tabiî ki ütopik sloganlargibi görüp eleştirdiği bu çalışmalarıgirişimleri

hemen dışlamamalıdır. Üretim kolay iş değildirzulmetmeden, işçinin hakkını yemeden de helalinden para kazanma yolu vardır ve somut örneklerle bunu tüm iş adamları bilir. Aslında iş dünyası dakendi aralarındabirbirine zulmedebilen bir dünyadır. İşçisine yaptığı zulmü, iş yaptığı diğer esnafdan görebilen işverenzamanla bu söylem ve eylemlerin ne kadar önemli olduğunu anlayacaktır.

 

Artık butoplumda İslami hassasiyet sahibi kişilerin ayağı suya eriyor ve kendilerinden başkalarının meselelerinin de çok önemli olduğunu görüp, söz söylüyorlar. “Kol kırılır yen içinde kalır” demedenKürt sorununda , Ermeni sorununda, işçi sorunlarındakendi camialarının da yanlışlarını eleştiriyorlar. Bu tarihi bir kavşak noktasıdır. Dar çerçevelerden kurtulup hayata müdahil olma girişimidir bu ve çok hayırlıdır. Kendisine ve tüm insanlığa yönelik çok önemli bir çabanın çok önemli ilk adımlarıçok önemli bir ülkede atılmaktadır artık.

YORUMLAR

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu kişisel bloğu Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız