Köşe Yazıları

BAŞBAKAN SUSMASIN, CEVAP VERSİN

12.01.2011 00:00 Başbakan’ı hukuki girişimlerden niye imtina edildiğini açıklamaya davet ediyorum. Samimi bir cevap bekliyorum. Zira bu cevap tribünlerin değil, Mavi Marmara şehitlerinin ve tüm Filistin'li şehitlerin ceva

23 Ocak 2014 Saat: 11:12

BAŞBAKAN  SUSMASIN,  CEVAP  VERSİN

 

Başbakan Tayyip Erdoğan'a Şehit Ahmet Fahad Uluslararası Hayır İşleri Vakfı tarafından "2010 İslam Dünyası Mümtaz Şahsiyet Ödülü" verildi. Başbakan  Recep  Tayyip  Erdoğan  Kuveyt'te  Filistin  davası ile  ilgili olarak yaptığı  konuşmada  "Filistin  konusunda  herkes  sussa,  biz  susmayacağız" dedi. Kendisine  Filistin  ile  ilgili  duruşundan  dolayı  mümtaz  şahsiyet  ödülü  verilirken  İslam  dünyasının susan liderlerine de  dokundurarak  “sen benim Filistin'deki kardeşimi insanlık dışı yöntemlerle katledeceksin, biz susacağız, öyle mi? Akdeniz'de korsanlık yapacaksın, yardım gemisine saldıracaksın, benim 9 kardeşimi şehit edeceksin biz buna tepkisiz kalacağız öyle mi? Herkes susabilir. Tepkisiz kalabilir. Ama biz susmayız, susamayız ve emin olun susmayacağız”  dedi.  Başbakan’ın  Filistin  konusundaki  duyarlılığını görmemek, “One minute”  deyişini  unutmak  mümkün  değildir. Ancak hamaseti  geçerek,    konuştuktan  sonra neler  yapıldığına  bakmak  gereklidir. Konuşmak  her  zaman için yeterli  bir  tavır mıdır?  sorgulamak  gerekir. Yapılabilecekler yapılmış mı dır?  diye bakmak gerekir.

 

Türkiye  Ortadoğu'da her  geçen  gün  önemi  artan  bir  ülke. İster  istemez  bir  Türkiye  devleti  tavrı çok  önemli. Türkiye  devlet  olarak  kendisini  göstermeyi  düşünmese de  Türkiye  halkı  Filistin konusunda  kendisini  gösteriyor. Hiç  bir  ülke  halkının yapmadığı fedakarlığı yapıyor. Türkiye  yardım kuruluşları  adeta  destanlar yazıyor. Bu  hiç şüphesiz  halkımızın  vicdanlı  iradesini  göstermesindendir. Zaten yurtdışına  çıktığınız  zaman farklı  ülkeden  müslümanların  Türkiye  halkına  büyük bir  değer verdiğini  görürsünüz. Bu  değer  bir  ırka  yönelik  değildir  yüzyıllardır  taşıdığı  ve halen  taşıdığına inanılan  misyonunadır. Başbakan'ın  son  yıllardaki  net  çıkışı  bu  hissiyata  doğru  cevap  vermesi açısından  önemlidir  ve  İslam  dünyasında  büyük  puan  toplamasına  neden olmuştur.

 

Ancak  konuşmak  her  zaman iş  yapmak  mıdır?  yoksa  tribünlere  oynama  ihtiyacının  bir dışavurumumudur?  bunu  net  olarak  ortaya çıkarmak  gerekir.

 

Gazze  katliamı  sonrası  İsrail'li  yetkililer  hakkında  TCK’daki  evrensel yargı yetkisi  ilkesi gereğince  yasal  işlemler  yapma  imkanı oluşmuştu. MAZLUMDER  İsrail''li yetkililerin  Türkiye'ye  giriş yapmaları  durumunda  tutuklanmalarını  sağlayabilecek  bir  dava  başlatmak  istemişti. Bu  konuda gereken  hukuki  alt  yapı  kuvvetli  bir  şekilde  oluşturulmuş. Bizzat  Gazze'de  gözlem  yapan MAZLUMDER  ekibi  İsrail'in  savaş  suçu  sayılan     Fosfor  bombası  kullandığının  ispatını  cesetler üzerinden  alınan  doku  örnekleri  ile  ispatlamıştı. Bu  ispat  üniversitelerin  laboratuarlarında  yapılmış tek  somut , güçlü  ve  ilk    bir  delildi. Daha  sonra  Goldstone  raporu da  aynı  bulguları doğrulamıştı ve    İsrail'in  uluslararası  kamuoyunda  zor duruma  düşmesini  sağlayan  BM  raporları  çıkmıştı. Ancak  önemli  olan  Türkiye  İsrail  ilişkileridir  ve  Türkiye  eline  geçen  bu fırsatı  nasıl  kullanabilirdi? sorusudur. Bilindiği  üzere  MAZLUMDER'in  başvurusu Cumhuriyet  savcıları  tarafından  Adalet Bakanlığına  gönderilmiş  ve   bakanlığın  izin  vermesi  halinde  soruşturma  açılacağı beyan  edilmişti. Ancak  Adalet  Bakanlığı  o  zaman  kamuoyunun  ve  medyanın  gözden  kaçırdığı  bir  şekilde  bu  izni vermemiş  ve  büyük  bir  fırsat  kaçırılmıştı. Bu  niye  büyük  bir  fırsattı?  Zira  bize yar olmayacak İsrail  ile  köprülerin  atılması  anlamına  geliyordu  ve  daha  sonra  nutuk atmakla  yapılacak işlerin önceden  yapıldığını  gösterecekti. Başbakan  eğer  o  gün  geri adım  atmasaydı  İsrail  31 Mayıs  2010'da  Mavi  Marmara'da  9  kişiyi  şehit  etme  rahatlığına  kavuşamayacaktı. İsrail herhalde  “bunlar  herkesin  sustuğu  bir  zamanda  konuşurlar ama  sadece    konuşurlar,  başka  bir şey  yapmazlar nasıl olsa   " demiştir. Gazze  soruşturmasına  o  zaman  izin  verilse  İsrail'li  yetkililer hakkında  somut  tek  adım  atılmış  olacak  ve  İsrail  sözünün  eri  bir Türkiye  olduğunu  görecekti.

 

Peki  Türkiye  yaşananlardan  ders  almış mıdır  ve yapılması  gerekenleri  yapıyor mu? Bu  konuda da maalesef  yine  hamasetle  iştigal  ettiğimizi  söyleyebilirim. Mavi Marmara'ya  hunharca  bir  saldırı düzenleyen  ve  9  kişiyi  şehit  eden İsrail'e  hukuki  anlamda  yapılması  gerekenler  yapılmış mıdır. Bu alanda da  büyük  bir  atalet  ve  duyarsızlık  gözlemlemekteyiz. Hukuki  planda  çok  açık  bir  şekilde önemli  somut deliller var olmasına  ve  İsrail'i  çok  güç  duruma  düşürecek bir  konu hakkında    hiç bir  şey  yapılmamaktadır. Türkiye  acaba  kendisinin  İsrail  tarafından aşağılanacağı  başka  hangi olayları  beklemektedir. İsrail  özür  dilemeyeceğini,  tazminat  falan vermeyeceğini  şımarıkça  küstahça beyan  etmekte adeta  Türkiye  ile  dalga  geçmektedir. Açıkçası  Başbakan'ın  omuzlarında  çok önemli  bir  vebal vardır  ve  tribünlere  oynamak  ile  bu  vebalin  hesabı  verilemez.. Değişen  nedir? İsrail halen  ortalama  1  Filistinliyi  her gün  öldürmektedir. İsrail  özür  dilememektedir. Somut  olarak değişen  nedir  sayın  Başbakan?

 

Başbakan'ın  artık  net  bir  açıklama  yapması  lazımdır. Yürek  ferahlatan açıklamalar, tavırlar  ile  işler olmuyor. Somut net  duruşlar  gerekiyor. İslam  ülkeleri  ve tüm  dünyanın  vicdanlı  insanlarının nezdinde  sureten  puan  kazandıracak  sözler  beyan  etmek  kolaydır. İş  gerçek  adımlar  atmaktadır. Başbakan'ı  Gazze  katliamı  sonrası  Adalet  bakanlığının vermediği  iznin nedenini  açıklamaya  davet ediyorum. Mavi  Marmara  sivil  bir  insiyatifti,  bu  sivil  insiyatifin fedakarlığının  üzerinden puan devşirmek  ve  hukuki  hiç  bir  devlet   adımı   atmamak  ne  ile  izah  edilebilecektir? Başbakan  “susmayacağız”  dedi  o  zaman  cevap versin. Başbakan’ı  hukuki  girişimlerden niye  imtina edildiğini açıklamaya  davet  ediyorum. Samimi bir  cevap bekliyorum. Zira  bu  cevap  tribünlerin  değil,   Mavi Marmara  şehitlerinin ve  tüm  Filistin'li  şehitlerin  cevabını  beklediği  bir  sorudur.

YORUMLAR

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu kişisel bloğu Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız