
"ÇÖZÜME EVET" dedik
Bugün İstanbul'da "Çözüme evet" koalisyonu toplantısındaydım. Taksim Hill otel'de bir basın toplantısı yapıldı. Farklı kesimlerden birçok aydın, gazeteci, sanatçı ve insan hakları aktivisti olarak katıldık ve barış sürecini konuştuk ve "çözüme evet" dedik. Farklı birçok aktivitenin planlandığı bu çalışmanın çok hayırlı işler yapacağını düşünüyorum. Çok umutlu ve olumlu bir hava oluştu. Toplantıdaki konuşmacılardan biriydim. "Öl de ölelim vur de vuralım değil sev de sevelim yaşa de yaşayalım"dedim. Sonrasında biraz da İstanbul keyfi, Vapur keyfi yaşayalım ama:) İyi yapmışız değil mi?

Kürt sorununda binlerce insanın hayatını kaybettiği savaşın sona ermesinin gündeme geldiği günlerde, çözüm sürecini destekleyen onlarca aydın, aktivist, gazeteci, yazar ve sanatçı bugün İstanbul'da bir araya gelerek barış çağrısı yaptı, Çözüme Evet Koalisyonu'nun kurulduğunu ilan etti. Süreci destekleyen çok farklı kesimlerden insanların bir araya gelerek oluşturduğu koalisyon, barış için 26 Mayıs'ta İstanbul'da büyük bir gösteri yapmaya hazırlanıyor.
Taksim Hill Otel'de gerçekleştirilen toplantının moderasyonunu Balçiçek İlter yaptı.
İlk olarak sözü alan Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu sözcüsü Yıldız Önen, Kürt sorununda on yıllardır süren bir savaşın sonuna geldiğimizi, artık barışı konuştuğumuzu dile getirerek, bu tarihi süreçte Çözüme Evet Koalisyonu olarak çok farklı kesimlerden insanları bir araya getirerek çözüm sürecine katkı sunmayı amaçladıklarını söyledi.
İHH'dan avukat Gülden Sönmez, barışın yeryüzünde yaşayan tüm insanlar için en hayırlısı olduğuna inandıklarını söyleyerek, "Çözüme ilk kez bu kadar yaklaştık" dedi. Sönmez, 26 Mayıs'ta Çözüme Evet Koalisyonu'nun İstanbul'da büyük bir gösteri yapmayı planladığını duyurdu. Bunun öncesinde 5 Mayıs'ta da yine İstanbul'da İstiklal Caddesi'nde bir yürüyüş yapacaklarını, Türkiye'nin pek çok yerinde ise toplantılar düzenleyip standlar açacaklarını duyurdu.

Sivil Dayanışma Platformu Genel Başkanı Ayhan Ogan ise, 4 aydır ülkede çatışma ortamının durduğunu ve bunun büyük bir kazanım olduğunu vurgulayarak, hâlâ çözüme karşı çıkanlara tepki gösterdi. Ogan, barış konusunda çok geniş bir toplumsal mutabakat olduğunu dile getirerek, Çözüme Evet Koalisyonu'nun da bu isteği bütün yerellere yaymayı hedeflediğini kaydetti.
Ogan'dan sonra Balçiçek İlter, Çözüme Evet Koalisyonu'nun kuruluş çağrısını okudu. Metin, salondan büyük bir alkış aldı. İlter ayrıca, koalisyonun kuruluş metnine imza veren aydın, sanatçı, aktivist, gazeteci ve yazarların sayısının 300'ü geçtiğini söyledi.
Hrant'ın Arkadaşları'ndan Hayko Bağdat, "Kendi hayatım içinde ilk kez kazanmaya bu kadar yaklaştığımızı hissediyorum" dedi. Bağdat, Kürt sorununun çözümünün Ermeniler ve tüm ezilenler açısından da Türk milliyetçisinin hegemonyası kırılacağı için olumlu olduğunu söyledi. Bağdat ayrıca, çözüme "teslimiyet" gerekçesiyle karşı çıkanlara "Dükkanı kapatmıyoruz ki. Her alanda mücadelemiz sürecek, arada insanlar ölmeyecek" dedi.
DSİP Genel Başkanı Doğan Tarkan, Kürt halkının kimliğinin tanınmasının çok büyük bir kazanım olduğunu dile getirdi. Diyarbakır'dan uzatılan barış elini havada bırakmayan bir kitle hareketini Batı'da inşa etmeye çalışacaklarını belirten Doğan Tarkan, yepyeni bir Türkiye'nin böyle kurulacağını söyledi.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi'nden Ufuk Uras, "Referandumu kazandık, barışı da kazanacağız" diyerek sözlerine başladı. Bu süreçle birlikte Ergenekon Cumhuriyeti'nin yıkılacağını dile getiren Uras, referandumda Batı'da "Evet" diyen %58'lik dinamikle Kürt illerinde boykot diyenlerin birliğini savundu.
Yazar Oya Baydar, barışın hükümetlere bırakılamayacak kadar ciddi bir iş olduğunu ve kendilerine de büyük iş düştüğünü dile getirdi.
Akil İnsanlar Heyeti'nde de yer alan Ali Bayramoğlu ise, çok önemli günlerden geçtiğimizi hatırlatarak, bundan sonra atılacak adımların sadece barış için değil, bu toplumun çoğulcu bir şekilde demokratik örgütlenmesi için atılacağını dile getirdi. Koalisyona desteğini de yineleyen Bayramoğlu, "İnşallah başarırız" dedi.
Sanatçı Zeynep Tanbay "Sonuna kadar Çözüme Evet diyorum" dedi. Kimsenin ölmeyeceği ve öldürmeyeceği bir Türkiye için bunu dediğini dile getiren Tanbay, bunca acı yaşamış Kürt halkı barıştan ve helalleşmekten bahsediyorsa bize düşenin bunu desteklemek olduğunu, kimseye akıl vermek olmadığını belirtti.
Halkların Demokratik Kongresi'nden Garo Paylan ise çözüme elbette ki evet dediğini, ancak kaygılarının olduğunu ifade etti. Süreci çağlayan bir nehre benzeten Paylan, buna karşı duran herkesin yenileceğini bildiğini söyledi. Fakat barışın sadece Kürt-Türk barışı mı olacağı, yoksa çoğulcu bir barış mı olacağı konusunda endişeleri olduğunu açıklayan Paylan, kendisinin çoğulcu bir demokrasiden yana olduğunu dile getirdi. Paylan, bu hâliyle de barışa "Yetmez ama Evet" dediğini dile getirdi.

İnsan hakları aktivisti Ömer Faruk Gergerlioğlu, daha önce çözümden veya barıştan bahsettiğinizde suçlu ilan edildiğinizi hatırlatarak, bugün bunun resmi söylem hâline gelmesinin çok önemli olduğunu vurguladı. Süreçte mutlaka geçici sıkıntılar, provokasyonlar yaşanacağını dile getiren Gergerlioğlu, kalıcı bir rahatlığı sağlamak için Çözüme Evet demek zorunda olduğumuzu ifade etti.
Kafkasya Forumu temsilcisi Kuban Kural da koalisyona desteğini ilan ederek, sorunun muhataplarıyla görüşülmesinin çok önemli olduğunu, kendisinin de çoğulculuğu sağlayan bir barışı temenni ettiğini dile getirdi.
Akademisyen Ferda Keskin, sürecin sadece savaşı bitirmeyeceğini, bu savaşı başlatan bazı ilkeleri de askıya alacağını ve bunların sorgulanmasına yol açacağını hatırlattı.
Taraf yazarı Roni Margulies, sosyalistler açısından savaşın durmasına destek verip vermemenin bir tartışma konusu dahi olmadığını dile getirerek, hem insani hem de siyasi nedenlerle Çözüme Evet dediğini söyledi.

Küresel BAK'tan Bülent Aydın, barış için bir şey yapmış olan tüm insanlara teşekkür ederek, "Biz 10 yıldır barış kampanyaları yapan bir koalisyonuz. Eskiden koalisyonlardan çok korkulurdu. Neyse ki şimdi koalisyonlar bizi çoğaltan, büyüten platformlar oluyor" dedi. Aydın, barışa evet dediğini, dolayısıyla çözüme de evet dediğini kaydetti.

Akademisyen Sinan Özbek, devletin ırkçı ve militarist politikalarına rağmen Kürt ve Ermeni düşmanı olmayan herkesin birer akil insan olduğunu dile getirerek, çözüm sürecine evet dediğini ilan etti.

Gazeteci Tarık Tufan, helalleşme kavramının sokakta tartışılması gereken bir şey olduğunu söyledi.
Son olarak söz alan Ümit İzmen, "Geçmişin sorumluluğunu hissediyorsak, sürecin geleceği için de bir şeyler yapmalıyız" dedi. Barışın gelişmesinin demokrasinin zeminini açacağını vurgulayan İzmen, hep beraber yaşamaya o zaman yaklaşmış olacağımızı söyledi.
