Hatip Dicle kararı aslında neyi gösteriyor?
Türkiye seçim sonrasında çok tartışmalı bir döneme girecek. Önümüzde iki seçenek var. Ya sorunlarımızı çözer gibi yapıp topu taca atacağız ya da çok terlesek bile doğru çizgiden ayrılmayacağız.
11 Kasım 2013 Saat: 04:55
YSK’nın Hatip Dicle kararı tartışılıyor. Hatip Dicle kararı aslında Türkiye’nin uzun yıllardır çözmeye çalıştığı bu sorunda nerede olduğumuzu ve nasıl çözebileceğimizin veya hangi hallerde çözemeyeceğimizin işaretlerini gösteriyor.
Hatip Dicle kararının hukuki yönüne girmek istemiyorum. Zira hukukçular bile bu konuda farklı yaklaşımlarda bulunabiliyorlar. Hukuk son yıllarda Türkiye’de kolayca eğip bükülebilen bir hale getirildi. Yüksek yargıdan çıkan kararlar bile siyasi kararlar olabiliyor. Aslında tüm insanlar, canlı ve cansızlar arasındaki ilişkiyi adalet ilkesinden yola çıkarak değerlendirmesi gereken hukuk, bizzat uygulayıcıları eli ile zaafa uğratılabiliyor. Açıkçası bazen de iğfal dilebiliyor. Bundan dolayı yargının kararları ile olumsuz bir önyargı oluşmuş durumdadır.
Hatip Dicle ile ilgili karar aslında sivil bürokrasinin Türkiye’nin sorunları karşısında ne kadar umursamaz olduğunu gösteriyor. Durumu tam bir keşmekeş haline getirmeyi başardılar. Bu aslında yıllardır ülkemizin sorunları karşısında bürokrasinin ne kadar önemli bir engel haline aldığını gösteriyor. Sorunu çözme makamında olanların çözümün önünde bir engel haline geldiklerini görüyoruz.
BDP’de bu konuda tehdit açıklamaları yerine daha sorumlu açıklamalar yapmalıdır. Hiç kimse 78.000 oy almış bir kişinin iradesinin tartışmalı bir karar ile iptal edilmesinin sıradan bir durum olduğunu söyleyemez. Ancak çözüm makamında olanlar sadece bürokrasi değil, aynı zamanda siyasetçilerdir de.
Türkiye seçim sonrasında çok tartışmalı bir döneme girecek. Önümüzde iki seçenek var. Ya sorunlarımızı çözer gibi yapıp topu taca atacağız ya da çok terlesek bile doğru çizgiden ayrılmayacağız. Bu tercihi en tepedeki uygulayıcıdan en alttaki seçmene kadar iyi niyetle ve hukukun temel değerlerine uygun bir şekilde yapacak olursak hepimiz kazanacağız. Yoksa uzun yıllar bir itiş kakış ortamı olacak ve bu günleri çok arayacağız.

Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu kişisel bloğu Tavsiye Formu
Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin